Protez Göz (Ütse)

ÜTSE yöntemi 1993 yılında geliştirdiğimiz bir eviserasyon yöntemidir. Görmesi olmayan  ve estetik olarak iyi görünmeyen gözler için iyi bir cerrahidir.  ÜTSE ; ameliyatın adının baş harflerinin birleşmesinden oluşturduğumuz bir isimdir. Üst Temporal Sklerotomi yoluyla Eviserasyon  ameliyatın adının açılmış halidir.

Protez göz cerrahisinde  yaralanma  nedeniyle parçalanmış bir göz, doğuştan küçük olup gelişmemiş göz ya da ağrılı ve görmeyen glokomlu göz hatta çeşitli ameliyatlar olmuş ve görmeyen, ışığını kaybetmiş gözlere estetik açıdan rehabilitasyon sağlamak temel amaçtır. Bu amaçla protez göz cerrahisi iki aşamada yapılır. Önce ameliyat yapılır 1 ay sonra da laboratuar şartlarında protez yapılır. Protez sağlam gözün renginde ve büyüklüğündedir.

Bu tür gözlerde protez,  gözün önüne direkt  olarak  cerrahisiz de yapılabilir. Fakat bu işlem gözlerde çok kızarıklık ve ağrıya sebep olur. Hastaların büyük bir kısmı ameliyatsız protez yapıldığında bu protezi kullanamazlar. Çünkü göz görmese de hala ağrı ve dokunmaya çok duyarlıdır.

ÜTSE cerrahisinde göz yapısı bozulmaz. Ameliyat öncesi bozuk göz yapısı nedeniyle ağrısı olan hastalarda ameliyat sonrası 2 gün içinde ağrısı ortadan kalkar. Kornea dediğimiz gözün en ön tabakası çıkarılmaz. Sadece göz küresinin içi boşaltılır. Bu nedenle göz hareketleri değişmez .  Hastanın ameliyat öncesi göz hareketleri nasılsa ameliyat sonrası da göz hareketleri aynı kalarak hareket devam eder. Ameliyat sırasında gözü bir miktar büyütmek ya da çok büyük bir gözü küçültmek mümkündür. ÜTSE cerrahisinde boşaltılan göz küresi içine (sklera) implant dediğimiz insan vücuduna uyumlu bir malzeme kullanılır.  Bu malzeme yani implant hastanın yaşamı boyunca gözün çökmesini engeller ve göz her zaman hareketli ve diri yapıda kalır.

Klasik eviserasyon cerrahisinde ise kornea çıkarılır. Gözün ön tarafında kornea çevresine yakın olarak yapışmış,  gözü sağa- sola -yukarı ve aşağı hareket ettiren kaslar kornea çıkarıldığı için biraz daha ortaya yaklaşırlar ve  göz hareketlerinin sinerjisi bozulur. Bu nedenle korneası çıkarılmış Klasik Eviserasyon yöntemi ile korneası çıkarılmamış ÜTSE yöntemi arasında gözün doğal hareketleri arasında önemli bir fark bulunur. Protez,  göz önüne yerleştirildiğinde alttaki gözün % 70 i kadar hareket sağlar. Bu nedenle ÜTSE yönteminde protez ile gerçeğe daha yakın göz hareketleri elde etmek mümkündür. Klasik Eviserasyonda ise zaten hareket azaldığı için protez takıldığında hareketin ÜTSE yöntemine göre daha az olduğu gözlenir.

ÜTSE cerrahisinin önemli diğer bir üstünlüğü ise açılma ve atılımın klasik eviserasyona göre çok daha az olması ve tekrar ameliyat gerektirmemesidir. Bunun sebebi gözün ön tarafında herhangi bir yara yada cerrahi bölge yoktur. ÜTSE cerrahisi gözün üst dış tarafından (üst temporal bölge) kemik altından orbita duvarı dediğimiz çatı hiç ellenmeden yapılır. Böylece yara yerine normal kemik dokusu koruma yaparak açılma ve atılmayı engeller.

Protez işlemi ÜTSE cerrahisinden 1 ay sonra yapılır. Ameliyat sonrası sadece 1 gün göz kapatılır.2. gün göz açılır ve bir daha kapatılmaz. Hastamız isterse bir güneş gözlüğü ya da kornea üzerine takılacak olan prostetik bir kontakt lensle 1 ay geçirip sonra protez için tekrar gelebilir. Klasik eviserasyonda ise protez için hasta bazen 2-3 ay bekler ve ameliyat sonrası genellikle hekimler gözü uzun süre kapatırlar.

Özetlersek

  1. ÜTSE cerrahisinde kornea çıkarılmaz.
  2. Açılma ve atılma çok nadirdir.
  3. Göz hareketleri gerçeğe çok yakındır.
  4. Protez göz sağlam gözün rengine ve büyüklüğüne göre yapılır
  5. İyileşme süresi çok kısadır.

Ameliyat Sonrası İlaç Tedavisi

Ameliyat sonrası ağrı, bulantı ve kusma olmaması için 2 gün , enfeksiyon gelişmemesi için ise 1 hafta ilaç tedavisi verilir. Ameliyat sonrası göz kapakları üzerine 3-4 gün buz kompres yapılarak morarma, şişme engellenir.

Doç. Dr. Levent Akçay